fbpx
Sosyal Hesaplarımız

Köşe Kadraj

Vatanperverlik ve Yalancılık!

Şimdi bunun neresinde vatanperverliği arayacağız Görüyorsunuz bu saçmalığa dur diyen başlarında doğru düzgün bir başkan bile yok! Başkan başka tellerden çalıyor.

Tarih:

on

Vatanperverlik ve Yalancılık!

Bir insanın vatanını sevmesi çok önemli. Yaşadığı toprakların kıymetini bilmesi ve toplumla sıcak bir bağ kurması o insanın kendinde de değer görmesinin bir sonucu aslında.. Eğer bir insan seviyorsa da fedakarlık yapar ve sevdiği için her türlü şeyi yapmaktan da kaçınmaz. Özellikle bir siyasinin, vekil olan birilerinin vatanperverliği, milliliği ve yerliliği, milletini sevmesi en gerekli olan şeydir. Böyle bir siyasi vatanına ve milletine faydalı ve daima yorulmaksızın hizmet halinde olur. Hal böyle olunca ülkemizde iki örnek karşımıza çıkıyor. Biri Bahçeli biri de Kılıçdaroğlu CHP’si!

Bugün Bahçeli’nin Grup toplantısındaki konuşmaları tam bir vatanperverliği simgeleyen konuşmaydı. Milli Eğitim’den tutunda dış politikaya kadar çok önemli noktalara değindi. Özellikle eğitim alanında söyledikleri çok dikkat çekici ve nokta atışı vurgulamalardı. Eğitim’de kaliteye ve niteliğe dikkat çekerken sınav odaklı bir sistemden çıkıp bakana özel politikalar gütmekten vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Üniversite sayısında artışın iyi olduğunu belirtirken diğer taraftan da kaliteli nesiller yetiştirmek gerektiği hususunda hükümeti göreve çağırdı. Milli ve genetik yapımıza uygun bir sistem inşa etmenin gerekliliğini anlatırken bu zamana kadar düzenlenemeyen eğitim sistemleri yüzünden çok sıkıntılar çekildiğini belirtti. Gelişmenin ve yükselmenin en önemli noktasının da eğitim olduğunu söyledi.

Ne kadar doğru ve takdir edilesi tespitler! İşte vatanını, milletini, genç nesilleri ve ülkesinin bekasını düşünen ve kafa yoran bir siyasi, devlet adamı böyle olmalı.

Diğer taraftan bir de CHP’ye bakıyoruz ki kocaman bir vehamet söz konusu! Her şeyimiz düzeldi. Bütün sistemleri oturtuk, tek bir sorun kaldı o da 1 TL’nin arkasındaki resmin Atatürk resmi olup olmaması! Bildiğimiz üzere 1 TL madeni paraların arkasına 15 Temmuz şehitlerinin anısını anlatan resim basıldı. Bu basımlar da sınırlı sayıda yapıldı. Yani süreklilik arz etmediği ortada!

Bir CHP’li çok vatanperver ya (!) takmış bunu kafaya çıkmış meydana yalanlar savurmakta! 1 TL Türk parası değilmiş, Atatürk’ü unutturmak isteniyormuş!

Ya hu el insaf! Neyin kafasını yaşıyorsunuz böyle? Bu mu milletini düşünmek! Yalanlarla milleti kandırma ve galeyana getirme peşinde fitne yayıyorlar. Bir siyasi böyle mi olmalı? Bu ülkede bütün sorunlar halledildi, çökmek üzere olan eğitim sistemi düzeltildi, ekonomimizin dallarından en önemlisi ziraat iyileştirildi, sanayimiz ve teknolojimiz çok gelişti, maaşlar çok yüksek düzeye çıktı da bir tek sorunumuz 1 TL Türk parası mı değil mi o mu kaldı? Hem ki 15 Temmuz şehitleri anısına sınırlı sayıda basıldığını bile bile!

Şimdi bunun neresinde vatanperverliği arayacağız?

Görüyorsunuz bu saçmalığa dur diyen başlarında doğru düzgün bir başkan bile yok! Başkan başka tellerden çalıyor. Dış politikada destek veriyoruz, diyor diğer taraftan hükümete operasyon konusunda çatıyor. Sanki çatacak bir şey kalmamış gibi… Bu resmen eski kafalılıktır, geriliktir. Bu başka bir şey değildir! Bu ülkeyi ileriye taşımak için bir taş taşısalar ölecekler! Sonra da Bahçeli’ye laf atarlar. Oturun da biraz feyz alın feyz!

Devlet adamı nasıl olunur, millet için nasıl bir politika izlenir, partinin menfaatleri nasıl milletin menfaatlerinin gerisine atılır öğrenin!

Bir muhalefeti lideri ülkemizin kritik konularına dikkat çekerek eleştirmekle kalmayıp öneriler sunuyor. Çözümler üretiyor ve hükümette bu çözümlere olumlu yaklaşıyor. Diğer muhalefet liderinin de hiç o taraklarda bezi yok! Şimdi bunu iyi anlamak lazım. Kim daha iyi muhalefetlik yapıyor kim öylesine yapmış gibi yapıyor görelim. Bahçeli gibi bir politika izlense bu ülke şaha kalkar şaha! Engel olan, iyi şeyleri taşlayan, iyi şeyleri kötüleyerek muhalefet yaptığını zanneden bir muhalefet yerine Bahçeli gibi doğru neyse takdir, kötü olan neyse yerinde muhalefetlikle eleştiriler yöneltip çözümler sunan muhalefet mecliste çoğunluk elde etse gelecek olan Başkanlık Sistemindeki demokrasinin kalitesini görün o zaman.

Hükümeti iyi ve milli yönde politikalar izlemeye yönelten, daima milletin menfaatlerini savunan bir partinin mecliste çoğunlukta olması Başkanlık Sisteminde ülkemiz için muazzam bir sonuç doğuracaktır.

Birileri de hala daha tek adamlıktan bahsededursun. Sen mecliste güçlü olmaya, milletin gönlüne taht kurmaya çalışma Bahçeli gibi, sonra da tek adamlık de senin samimiyetine kim inanır? Aslında CHP seçmenine de seslenmek lazım! Bırakalım düşmanlıkla CHP’ye oy verme geleneğini artık, gerçek analizlerle ve rasyonel kararlarla yaklaşalım. CHP’nin Atatürk’ün izinden gitmediği çoktan kanıtlandı, hala daha bu palavralara inanmayalım.

Gerçekten Atatürk’ün milli politikalarını sahiplenen ve Cumhuriyet’in her bir gerekliliği için mecliste mücadele edip de demokrasiyi inşa eden bir parti yükselirken hala daha kokuşmuş bir partide zaman kaybetmeyelim. Ülkemize de yazık etmeyelim! Gün değişim ve dönüşüm dahası güçlenme vaktidir. Kutuplaşmayla, ayrışmayla, düşmanlıkla biz kazanmaz hatta kaybederiz. Bunu kim körüklüyorsa ondan da uzaklaşalım ki düşmanların umutları tükensin. Yoksa bu gidişle daha çok boşa kulaç atacak gibi duruyoruz. Biraz alışkanlıkların ve geleneklerin ötesine geçelim artık! Merak etmeyin Atatürk size kızmaz aksine hoşnut olur, hoşnut…

İstanbul Ticaret Üniveristesi, Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans (tez Aşamasında) 2016; Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler...

Reklam Alanı Kızılay Web Banner 468X060
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Gezi Kadraj

İstanbul’un Anıt Ağaçları

“Eski İstanbullular” gibi zihnimizde ve imgelemimizde saygıdeğer, kültürlü, görmüş geçirmiş ihtiyarlar şeklinde beliren sözcükleri bu şehrin anıt ağaçlarıyla birleştirmek sanki doğru oldu.

Tarih:

on

Artık büyük ölçüde yitirilen İstanbul kültürünün ve coğrafi zenginliğin henüz var olduğu zamanlardan günümüze ulaşan nebati devlerin hikayesini Volkan Yalazay yazdı.

Yeşil Gazete’de yer alan İstanbul’un anıt ağaçları konulu söyleşide Volkan Yalazay:

“Eski İstanbullu Ağaçlar” Kitabın ismi böyle. Her ne kadar literatüre “Anıt Ağaç” olarak giren ağaçları anlatıyorsam da İstanbul söz konusu olduğunda işin içine “Eski İstanbullular” gibi zihnimizde ve imgelemimizde saygıdeğer, kültürlü, görmüş geçirmiş ihtiyarlar şeklinde beliren sözcükleri bu şehrin anıt ağaçlarıyla birleştirmek sanki doğru oldu. Onlar, yani İstanbul’un anıt ağaçları artık büyük ölçüde yitirdiğimiz bir İstanbul kültürünün ve coğrafi zenginliğinin henüz var olduğu zamanlardan günümüze ulaşan nebati devler.

Detayına değindi.

Söyleşinin tamamı burada

Devamını oku

Yaşam Kadraj

Terkediş

Geceye kenetlenen bir düşüncem karanlığımda kayboluyor. “Eski anılarım” adlı acılarıma kulak veren bu çöküntünün; artık tutunacak dirayeti kalmadı…Terkediş

Tarih:

on

Terkediş

Soğumaya yüz tutmuş dünyama bir yolculuk ettim. Sensiz, eksik, yarım bir ada var; ucu bucağı sonsuz olarak etiketlediğim diyarın sise bulanmış eteğinde. O ada; sen ve benim, bizim, bir bütün olarak kurduğumuz, inşa ettiğimiz hayalleri sakladı. Dizaynı sana ait, inşası bana ait nice katlı evler, nice saçlı evler. Balkonundan seyre daldığımız çocuklarımızı gömdüm, her gün çaba sarf ettiğin bahçemize. Yaşlarını takip eden bir nehir hayalin vardı. İçini temizleyen bir berraklığa sahipti.

Hayal değil, resmettiğimiz; soluksuz yazdığım bir kitap sayfası gibiydi. Seni adanın bir ucundan diğer ucuna sürükleyen paragraf gibi bir hayaldi. Bir ev inşa edilecekti. Bir şehre dönüştü. Sonra da ülkeye. Sonunda dünyaya. Ve sen çekip gittin. Sahip olması en doğal hakkı olan kişi, bu hayalin başyapıtı resmedilemezdin. Hiç bir dilde, bir kelime dahi karşılığı olmayan sen; değiştin. Nedeni bilinmeyen bir değişim.

Hastalık gibi değildi bu… Yada mevsim gibi değildi. Yani geçici olmaktan çok uzak bir farklılıktı bu. İsim vermekte zorlanıyorum buna lakin isimlendirmek ne denli kolaydır? Göç gibi bir şeydi sanki; uzaklara seyahat eden bulut hayal et. Gözden kaybolup yok olan bir seyahat misali. Ne sen bir buluttun ne de seni sürükleyen bir rüzgar vardı, bu hayalde.

***

Elvedalara kulak asmayan bir yolcuydun sen.
Arkana dahi bakmadan çekip giden.
"Belki" diye diyorum... Bir duraksama ile dönsen
ardına belki gidemezdin.
"Tutuklu kalırdın" diye resmettim o anı.

***

Hayalden başka bir şey değil

“Diye”ler ile doldurulmuş bir metin asla gerçekliğe kavuşmayacak. Ve senin o anda duraksaman bile, belirsizlikte kurulmuş, muhtemel hayalden başka bir şey değil.

Bulanan zihnim kabiliyetini yitirdi. Paslanan hayallerim, ot saran karakterim, yosun bağlamış kelimelerimi hapsettim tüm diyarı dönüştürdüğüm zindana.

Senin gittiğin o karanlık vakit, kurduğum acı hatırama ulaştı.

Geceye kenetlenen bir düşüncem karanlığımda kayboluyor. “Eski anılarım” adlı acılarıma kulak veren bu çöküntünün; artık tutunacak dirayeti kalmadı, belleğimde tükettiğim umut zerrelerine. Arafa atılmak istiyor sözcüklerim, senli hayallere kavuşmak adına. Sonsuz ufuklarına açılmak, engin derinliğe sahip gözlerinde hapsolmak istiyorum. Sabahların kokusu olmak, gecelerin nefesi olmak istiyorum teninde. Dilime kazımak istiyorum seni. Aydınlığın, karanlık rotasında esaret olmak istemiyorum.

Ne fayda ki; bunlar, giden senin ardından duyulamayan bir kaç haykırıştan ibaret.

Devamını oku

Köşe Kadraj

Trajedi

Hüznün isimsizliği trajedisi. Günümüzün ağır vebası… İnsanlığın sürekli hüzün içinde, İsim koyamaz ruh halini. Hayatında ideoloji benimsemesi.

Tarih:

on

Yazan:

Trajedi
Yangı

Hüznün isimsizliği trajedisi.
Günümüzün ağır vebası...

İnsanlığın sürekli hüzün içinde,
İsim koyamaz ruh halini
Hayatında ideoloji benimsemesi.
Ufak sanılan küçücük yaranın,
Ur şeklinde vücuda yerleşmesi.
Kestiğin, kazıdığın yerden,
Arsız sarmaşık gibi boy vermesi.
Bizi bu arsızlıklar yordu.
Sevgisizlik, hadsizlik, değersizlik
En mühim olan kısmı ise;
Hiç edilmişlik.

Sen zannedersin ki serilmiş önüne;
Çok geçmez, beklemediğin anda
Emeğini verirler eline.

Devamını oku

Popüler '30

Sizin için Öneriyoruz!

Eğitim videoları ve uzman cevaplarıyla

 

Kadraj Akademi youtube’da!


Abone Ol!