fbpx

Neyse ki; herkes için Kadraj Blog var!

Kim Dost Kim Düşman?

Kim Dost Kim Düşman?

Köşe Kadraj/Siyasi Kadraj

Öyle bir durumdayız ki dış politik anlamda kime dost dediysek hepsi bizi sırtımızdan vurdu. İnancımız gereği kardeş ve dost olmak ve barış içinde huzurla yaşamak bize sünnettir. Amma velakin herkese kardeş deyip dost diye çıkıyoruz meydana sonra da o dost olanlar nasıl bir dostsa bizi arkamızdan vuruyor. İşte o yüzden dostum veya kardeşim diyeceğimiz Devlet Başkanını iyi seçmemiz gerekiyor artık.

Öyle herkese dost demeyip, dostluğun kıymetini yere düşürmememiz gerekiyor.

Geçmişte Barzani ile yakın ilişkilerimiz vardı. Barzani’ye en zor durumlarında destek olan bizim ülkemizdi. Barzani de zaman zaman terör örgütüne yönelik çıkışları ile Türkiye’nin yanında olduğunu belirtti. Ancak bugün durum değişti. O gün dost dediğimiz bugün referandum ile bağımsızlığını ilan ederek Türkiye’nin istemediği bir şeyin peşinde koşuyor. Türkiye “Bayrağı çektirtmem” diyor ama bu konuda hükümet fazlasıyla geç kaldı.

Demez mi Barzani “Sen benim bayrağımı çektin ya, bana niye karşı çıkıyorsun?” İşte yapılan büyük yanlışlardan biri de bu! Kuzey Irak’taki özerk olan bir yapılanmanın Irak’a bağlı olmasına rağmen biz geçmişte bu yönetimin bayrağını çekme gafletine girdik. Bugün çıkıp “Bayrağını tanımam” deme hakkını o gün yerle bir ettik. Barzani’ye dost dedik, sözümüzden çıkmaz zannettik ama tam da güneyimizde Kürt Devleti kurulma planlarının yapıldığı dönemde bağımsızlık ilan etmeye kalktı.

Ee? Peki şimdi ne olacak?

Diğer taraftan buna karşı da Irak yönetimiyle iyi ilişkiler geliştirmeye başladık. Geliştirelim elbette ancak tutarsızlığı dile getirmekten de çekinmeyelim. Irak’ta Başika kampında Türk askeri DAEŞ ile mücadele için oradaki askerlere eğitim veriyordu. Verdiğimiz eğitim birilerinin hoşuna gitmedi ve kukla olan yönetim kalktı Türkiye’ye “çık o üs’ten” dedi. Türkiye çıkmamakta diretince ilişkilere yansıttılar ama bugün Irak Dışişleri Bakanı Türkiye’ye teşekkür eder oldu… DAEŞ ile mücadele de Başika kampında destek olduğu için… Biz de kalktık yine bu ikiyüzlü, tutarsız olanlara “dost” der oluyoruz.

Neyin dostluğu Allah aşkına?

Barzani’nin de Irak Merkezi yönetiminin de nasıl bir kukla olduğu ortada! Bırakalım artık bu dost ayağını da gerçek yüzlerini görelim artık. Barzani’ye bu kadar yüz verdik, yarın öbür gün bağımsızlık ilan edildiğinde… ABD tanıdığı anda herkes tanıyacak. Peki o zaman Türkiye ne yapacak? Biz bunun planını yapalım.

Barzani’nin kuracağı devlete nasıl bir karşılık vereceğiz? Ya da kurmadan nasıl engelleyeceğiz? O kadar “Kürt Devleti kurdurmayacağız” derken kurulması halinde sözümüzü mü yutacağız yoksa o bağımsızlığı mı yutturacağız? Bunlar çok önemli!

Böyle bir durumun olması halinde, yani bağımsızlık ilan edilirse yapmamız gereken Rusya’nın Kırım için ve Ukrayna’da yaptığının aynısı olmalıdır.

Barzani’nin Kürt Devleti bir başlangıç olacaktır, söz ile tepkiden daha fazla ileri gidilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan İran ile günlerdir komutanlar geldi, ortak operasyon diye haberler yapıldı. Memnuniyet bildiren açıklamalar yapıldı. Ancak bugün ne oldu? Türkiye ile birlikte operasyon yapılacak haberleri yayılmasına karşı İran’dan karşılık geldi. “Böyle bir şey yok, biz yaparsak kendi başımıza yaparız”ı ima eden açıklamalar… Ee? Nerede kaldı o abartmalar, yeni bir yakınlaşma kuruluyor havaları?

Biraz daha temkinli ve dikkatli olmamız gerekiyor artık! Küçük bir devlet zihniyetinden çıkıp köklü ve güçlü bir devlet pozisyonuna geçip gerçekten bölgesel bir aktör olduğumuzu etrafımıza hissettirmemiz gerekiyor. Öyle herkesin istediği gibi bu bölgede at koşturamayacağını anlaması gerekiyor. Suriye ve Irak’taki duruma ciddi ağırlığımızı koyup terör örgütlerini bitirerek kurulmak istenen planları bozmamız gerekiyor. Bunları yapamıyorsak da bol keseden atmaktan vazgeçelim!

Doğru düzgün dış politik hamlelerle, stratejik askeri atılımlar yapalım ki kendi potansiyelimizin ne olduğunu gösterelim!

İstanbul Ticaret Üniveristesi, Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans (tez Aşamasında) 2016; Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler...

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

 

"Köşe Kadraj" Kategorisinden en son...

Terkediş

Terkediş

Geceye kenetlenen bir düşüncem karanlığımda kayboluyor. "Eski anılarım" adlı acılarıma kulak veren
Trajedi

Trajedi

Hüznün isimsizliği trajedisi. Günümüzün ağır vebası... İnsanlığın sürekli hüzün içinde, İsim koyamaz

Lâ Tahzen

Yedi Güzel Adam'dan "Kudüs Şairi" olarak tanıdığımız Nuri Pakdil'in "Kalbimin yarısı Mekkedir,
Baba Giderse

Baba Giderse…

Babasını aradığında telefonu açanın olmadığını, bir kere bile "Baba!" diyemediğini düşünsün. Ya
Kırık bardak

Kesik

İşte böylesi sevgilim; Tertemiz kullanılmamış bir bardağa, En temiz dağ suyunu Keşfedilmemişti
YUKARI Çık