fbpx
Sosyal Hesaplarımız

Roman Kadraj

Soulless – Bölüm 2

Kafes içerisindeki fareye tedavi enjekte edildi. Fareyi öldürdüler ve bir süre beklediler. Bu süre içerisinde herkes çok endişeliydi. Soulless

Tarih:

on

Yayılım

İkinci aşama gelmişti, şimdi sıra tedaviyi bir canlıya uygulamaktı. Kafes içerisindeki fareye tedavi enjekte edildi. Fareyi öldürdüler ve bir süre beklediler. Bu süre içerisinde herkes çok endişeliydi, olursa bilgisayardaki yanıtı alamamaları çok zorlarına giderdi. Kısa süre tamamlanmıştı. Fare birden kafasını çevirmişti ve ayağa kalkmıştı. Bill sırıtarak arkasını döndü ve diğer profesörlerin mutlulukları ile birlikte ileriye doğru birkaç adım attı. Ne olacaktı şimdi? Ne yapacaklardı da bunu tüm dünyaya yayacaklardı? Profesör bu soruyu ekibine yöneltmedi. Kendisi çözmek istedi. Uzun bir düşünmeden sonra kendi kendine konuşmaya başladı.

– Hava, hava… Acaba tedaviyi oksijene mi katmalıyız? Ama bu tedaviden sadece bizim haberimiz var. Tedavi uygulandıktan sonra ya sorun çıkarırlarsa? Ama neden sorun çıkarsınlar ki? Onlarda ölümsüz olmak ister. Sürpriz mi olsa acaba?

Bill hala kendi kendine konuşmaktaydı. Fısıldamaları işiten bir Bilim İnsanı Bill’e yaklaştı ve “Efendim, bir şey mi dediniz?” Bill arkasına dönerek hızlıca konuşmaya başladı.

Bill: Evet, evet. Hava. Tedaviyi insanlara hava yoluyla uygulayacağız. Nefes alan herkes tedaviyi almış olacak. Ne kadar çok insan nefes alıp verirse o kadar hızlı yayılacak tedavi.

Bill’in fikri herkesin kulağına çok mantıklı gelmişti. Çalışmalara tekrar başladılar. Ama bu seferki kısa sürmüştü. 2 gün sonra tedaviyi havaya çevirecek makineyi inşa etmişlerdi. Tepe bir noktada akşamüstü makineyi çalıştırmışlar ve gece yarısına kadar tedavi tüm dünyaya yayılmış oldu. Sabah uyandıklarında monitörle dünya üzerindeki kameralardan gelişmeleri izlemeye başladılar. Fakat gözlerine inanamadılar. İnsanlar birbirine saldırıyor ve yemeye çalışıyordu. Ne olduğu hakkında hiç fikirleri yoktu. Ama bu bir tedaviydi  ve neden böyle bir şey gelmişti insanlığın başına?

Düşünmedikleri bir şey vardı: “RUHSUZ BİR VÜCUT KONTROL EDİLEMEZ!”

[Devam ediyor…]

Reklam Alanı Kızılay Web Banner 468X060
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Roman Kadraj

Soulless – Bölüm 1

Dünyanın en iyi laboratuvarına sahibiz. İyi bir çalışma sonucu buna son verebiliriz. Bunu biliyorum. Size ve kendime güvenim tam.

Tarih:

on

Düşüncesizlik

Jacksonville de bir bahar sabahıydı. Profesör Bill ailesi ile birlikte kahvaltıdaydı. Profesörün gözüne sağ elinin altındaki gazeteden bir yazı ilişti. Gazeteyi kavradı, eline aldı, okumaya başladı. Gazetede ölüm haberleri vardı. Her insan gibi üzülmüştü yine. Aklında sorular dolaşmaktaydı. “Neden ölüyordu bu insanlar? Neden üzülüyordu yakınları?”

Profesör Bill düşündü, düşündü, düşündü… Ailesi bile fark etmişti bu düşünmeyi. Birden konuştu Profesör “Bulacağım, Bulacağım…” Konuşmasıyla ayağa fırlaması bir oldu. Ceketini aldı, dışarıya çıktı, arabasına bindi. Kontağı çevirirken bile düşünmekteydi. “Ne yapacaktı? Nasıl çözecekti bu işi?” Yola koyuldu. Giderken, kaldırımdaki insanların mutlu suratı, ölüm gelince ne hale gelecekti? Düşünmeden duramıyordu. Uzun bir yol gitmişti. En sonunda gideceği yere gelmişti. Arabayı durdurdu, kapısını açıp indi. Geldiği yer çok büyük bir yerdi. Adımlarını attı. Büyük bir kapıdan içeri girdi. Girdiği anda “Hoş geldiniz, Profesör Bey” diyen kişiler çıktı karşısına. Karşılık vermeden devam etti gitmekte olduğu yola. Köşeyi döndü, biraz yürüdü. Önünde duran asansörle yerin dibi diye tabir edilecek bir yere indi. Bir sürü beyaz önlüklü bilim insanı vardı çevresinde. Önemli bir toplantı var, diyerek herkesi bir masaya topladı. Konuşmaya başladı.

─ Aklımda yeni planlar var. Bu planlar için en iyilerinizi seçmem gerekecek. Diğerleri bir üst kattaki laboratuvarda işine devam edecek. Şimdi panoya yapıştıracağım listede ismini görebilenler burada kalsın. Geri kalanları lütfen yukarıya çıksın.

Bill bilgisayardan isimlerin yazılı olduğu bir kağıt çıkarttı. Panoya yönelerek kağıdı panoya iğneledi. Bir süre sonra 15 kişi dışında herkes asansör ile yukarı çıkmıştı. Görülen oydu ki sadece 15 kişiyi seçmişti profesör. Yani profesör ekibini bu 15 kişiden oluşturmuştu.

Çok geçmedi aradan. Profesör geri kalan herkesi etrafına topladı.

─ Görüyorsunuzdur. Gazetelerde, haberlerde, konuşmalarda ve gözlerinizle. İnsanlar ölüyor. Bizim buna bir son vermemiz gerek. Dünyanın en iyi laboratuvarına sahibiz. İyi bir çalışma sonucu buna son verebiliriz. Bunu biliyorum. Size ve kendime güvenim tam. Şimdi durumu kafanızda toparlamış olmanız gerekiyor. İlk olarak bu tedaviyi nasıl yapabileceğimizi düşünmemiz lazım. Size ve kendime düşünmek için süre veriyorum. En kısa zamanda bana bir rapor hazırlayıp getirin lütfen.

Çok uzun bir zaman geçti. Hala kimse bir fikir bulamamıştı. Hâlâ bir fırsat var mıydı? Yapabilecekler miydi bu işi? Umut var gibiydi… Herkes beyin fırtınası yaıyordu. Sonunda birisi bir şey bulmuştu galiba. İşine ve iş arkadaşlarına yeni katılan fakat çoğu bilim insanından daha yetenekli olan Alex adındaki genç, bir şeyler bulmuş gibiydi. Ayağa kalktı, ekibe yaklaştı, bağırdı “kuduz aşısı” diye. Herkes meraklı bir şekilde yaklaştı yanına. Bill hızlı bir şekilde geldi ve kısa bir “mantıklı” düşüncesinden sonra konuşmaya başladı.

─ Evet, Evet, çok haklısın. Kuduz aşısının genleri ile oynayabilirsek güzel bir sonuç elde ederiz. Çünkü kuduz aşısı direk beyne etkili bu da beyni ölümsüz kılabileceğimiz anlamına geliyor. Çalışmalara başlayalım o zaman.

Bill ekibe görevlerini verdi ve işe başlamalarını söyledi. 25 Kasım 2016 tarihinde başlanılan deney 3 ay boyunca aralıksız devam etti. Herkes laboratuvarda yatıp kalkıyor, yemeklerini orada yiyorlardı. Ailelerini bile göremez olmuşlardı ama sonunda başarmış gibiydiler. Herkes işini tamamlamış, görev başarılı olmuş gibiydi. 27 Ocak 2017 de güne uyandıklarında tedaviyi uygulamak istediler. Fakat olur da işler ters gider düşüncesiyle bir canlı yerine bilgisayara uyguladılar tedaviyi. Gördükleri çok iyi bir şeydi, tedavi başarılıydı. Tedavinin zararsız olduğunu gördüklerinde çok sevindiler.

[Devam ediyor…]

Devamını oku

Popüler '30

Sizin için Öneriyoruz!

Eğitim videoları ve uzman cevaplarıyla

 

Kadraj Akademi youtube’da!


Abone Ol!