fbpx
Sosyal Hesaplarımız

Sağlık Kadraj

Saç dökülmesi sebepleri ve tedavisi

Saç dökülmesi için hangi doktora gidilir? Saç dökülmesi tipleri ve sebepleri, istatistiklere göre 50 yaşına kadar erkeklerin %60’ı tarafından yaşanan önemli bir sorundur.

Tarih:

on

Saç dökülmesi sebepleri ve tedavisi

Saç dökülmesi, istatistiklere göre 50 yaşına kadar erkeklerin %60’ı tarafından yaşanan önemli bir sorundur. Sadece erkekler mi? Kadınlar da bu konuda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Aslında şu açıdan bakacak olursak; saç dökülmesine bitkisel çözüm arayanlar, aşırı saç dökülmesi hangi hastalığın belirtisi, saç dökülmesi nasıl önlenir, erkeklerde saç dökülmesi nedenleri, genetik saç dökülmesi tedavisi … gibi türlü çeşit sorgulamaların yoğunluğunu da göz önüne tutunca, insanlar açısından, Türkiye’de (ve belki dünyada) gerçekten bu soruna karşı çare bulmak oldukça önemli. Bu konuda takip edilmesi gereken adımları tespit etmek gerekiyor, ilk adım olarak. Uzun ama faydalı olacak bu yazının tamamını okumanızı öneriyoruz.

Saç dökülmesi nedir?

Tam olarak, yaşanılan sorunun Ne olduğunu kavramak” gerekiyor. Yastığımızda bulacağımız her saç kılı, bir saç dökülmesi başlangıcı mıdır?

Günde 100 adet saç telinin üzerindeki kayıplar saç dökülmesi problemine işarettir. Saç teli kaybını tespit edebilmek için kişiye “çekme testi” uygulanır.

– Uzm. Dr. Hülya Sağlam –

“Saç dökülmesi neden oluyor?” konusunu dermatoloji bilimi kategorik olarak sınıflandırmış ve tedavi yöntemleri üretmiştir. Saç dökülmesinin en sık karşılaşılan “iki tipi” vardır; bunlardan,

  • Biri telogen effluvium; 4-5 yılda bir 3 – 4 ay sürebilen normal dökülme,
  • Diğeri androgenetik alopesi yani erkek tipi saç dökülmesi.

Saç dökülmesi tipleri ve sebepleri


Geçmişten bu yana, her zaman, insanoğlunun gündeminde olan bir konudur saç ve buna bağlı olarak saç kaybı.

Estetik yönüyle özgüven meselesine de dönüşmüş ve psikolojik bir alana da girmiş olan saç sağlığı konusunun anlaşılması için öncelikle saç dökülmesi tipleri nelerdir bilmek gerekiyor.

Belirli bir yaşam döngüsü içinde bulunan saçı oluşturan kıllar belli evrelerden geçerler. İnsan saçlı derisinin kıl foliküllerinin %85-90’ı anagen, %13’ü telogen ve %1’inden azı katagen dönemdedir. 

Telogen effluvium tipi saç dökülmesi

Doğum, ateşli hastalıklar, stres, travmalar sonrası kan kayıpları, sert ve kontrolsüz diyetler gibi sebeplerle veya her saçın bir yaşam döngüsü vardır… Saç kaybı % 50 den azdır. Saçlarda azalma yanında incelme de söz konusudur. Bir sure sonra saç yoğunluğu eski haline gelmektedir. Bu tip dökülme 3 aydan daha fazla sürerse de kronikleşir.

Telogen effluvium tipi saç dökülmesi
  • Hormonal Sebepler,
  • Diyet
  • Kullanılan ilaçlar
  • Fiziksel stres (Ameliyat, kansızlık, vitamin eksikliği gibi…)
  • Psikolojik stres

Androgenetik alopesi… Erkek tipi saç dökülmesi

Androgenetik alopesi saç dökülmesi

Erkeklerde daha sık görülen dökülme tipidir. nadir olarak kadınlarda da görülebilmektedir. 25 yaşına gelen erkeklerin %25’inde, 50 yaşına gelen erkeklerin neredeyse yarısında Androgenetik alopesi sebepli seyrelme görülür. Genetik saç dökülmesi tedavisi bu alanda yürütülür, diyebiliriz.

Androgenetik alopesi kıl kökünün zayıflamasına ve minyatürleşmesine neden olarak “Kalıcı kelliğe” neden olan bir dökülme tipidir. Gerek erkeklerde, gerek bayanlarda görülür.

– Uzm. Dr. Hülya Sağlam –

Alopesi saç dökülmesi (bölgesel saç dökülmesi)

Troid ve Penisyöz hastalıkları ile birlikte görülebilen; nedeni bilinmeyen ve daha çok stres kaynaklı olduğu düşünülen bir saç dökülmesi tipidir. Genellikle kendiliğinden iyileşir.

Alopesi, saçlı derinin belirli bölgelerinde yoğunlaşan saç dökülmesi tipidir.
Nadir olmak üzere kadınlarda da görülmektedir.

Trikotilomani

Psikiatrik sebeplerle genellikle kız çocuklarında görülen, kronik saç ve kıl koparma ile karakterize edilmiş bir hastalıktır.

Trikotilomaninin “Sinirden saç baş yolmak” deyiminde olduğu gibi yoğun duygu durumunda ortaya çıkan bir durum olduğu anlaşılır. Bu nedenle Trikotilomani tedavisinde öncelikle stresi azaltma, stres yönetimi, yaratan durumlara odaklanılır.

– Prof. Dr. Kemal Arıkan –

Karizmatik Ol

Saçlar yaşlanır mı?

Evet. Yaşlanmamızla birlikte saçlarımızda değişimler söz konusudur. Çevre faktörüyle de beraber saçlarımız yaşlanır.

Genel olarak saç dökülmesinin nedenleri

  • Sağlıksız beslenmek ve çok fazla tütün ürünleri kullanmak
  • Vücudun gerekli vitamin ve minerali alamaması
  • Hormonal Problemler
  • Gebelik süreci
  • Saç boyamak için kullanılan kimyasal faktörler.
  • Stres

Saç dökülmesi nasıl önlenir ?

Saç dökülmesi sebepleri ışığında ele alınması gereken diğer soru “Saç dökülmesine çözüm var mı?” sorusudur. Bu konuda bir çok yöntem ve ürün mevcuttur. Hatta bu alandaki dermokozmetik ürünlere saç çıkaran, saç çıkaran serum denildiği görülmektedir. Ayrıca saç dökülmesine bitkisel çözüm sunulduğu görülmekle beraber, saç dökülmesi için ilaç üretimi de mevcuttur.

En etkili çözümlere ulaşmanın yolu saç tipinize, hangi tip saç dökülmesi problemi yaşadığınıza bağlı olarak öncelikle bir dermatolog desteği almanızdır.

Bu bağlamda, saç dökülmesine karşı tedavi yöntemlerine ve dermokozmetik ürünlerine başvurulabilecektir.

Saç dökülmesine karşı serum

Yaygın kanaate göre minoksidil sprey kullanımında saç dökülmesine karşı sonuç verdiği bilinmekle beraber, minoksidilin yan etkisi olarak, bırakıldığı anda daha fazla reaktif saç dökülmesi problemi gözlenmektedir. Bu sebeple, minoksidil ile aynı etkiyi veren; amineksil, nanoksidil içeren saç bakım serumları tercih edilmelidir. Ve içeriği;



  • Kan akışını hızlandırmalı,
  • saç foliküllerini harekete geçirmeli,
  • Nanopartiküler olmalı,
  • Saç derisini beslemeli,
  • Klinik olarak etkinliği kanıtlanmış olmalı,
  • Renk pigmentlerine zararı olmamalı,
  • Ciltte alerjik reaksiyonlara neden olmamalı,
  • Yağ dengesini korumalı,

Saç dökülmesi için hangi ürünü kullanmalı? Minoxidil, Nanoxidil,Procapil, Aminexil? işte bunun için şu karşılaştırmayı incelemenizi öneririz.

Saç dökülmesine karşı şampuanlar

Paraben içeren, cildinize zarar verebilen… Sülfat içeren şampuanları lütfen kullanmayın! “Saç dökülmesine karşı” denilen şampuanların içinde hastalara zarar veren etken maddeler de olabiliyor!

– Dr. Handan Köksal –


Saç dökülmesine karşı en iyi şampuan hangisi olabilir derseniz; doğayla dost ve klinik testlerle onaylanmış, amineksil ve nanoksidil içeren yeni nesil saç dökülmesine karşı şampuan seçmeniz gerekli diyebiliriz.

Saç dökülmesi için doktor nerede bulunur?

Saç dökülmesi için hangi doktora gidilir? Cildiye saç dökülmesine bakar mı? Derseniz; cildiye doktorlarımız saç dökülmesi tedavisi konusunda eğitim alırlar ve “Deri ve zührevi hastalıklar” alanında hizmet verirler. Kısaca “Dermatolog” olarak tanımlanan uzmanlık alanları, dünya genelinde “Dermataoloji Bilimi” kapsamında faaliyet gösterir. Saç kayıplarına karşı ve saç dökülmelerine karşı tedavi için ikametinize en yakın hastanelerdeki dermatolojideri hastalıklarızührevi hastalıklar bölümünden randevu alarak başvurabilirsiniz.

Reklam Alanı Kızılay Web Banner 468X060
1 Comment

1 Comment

  1. Zeynel

    Mayıs 6, 2019 at 11:13

    Bundan 2 sene önce saçım aşırı derecede dökülüp çıkmamaya başlamıştı. Bundan dolayı yaşım küçük olduğu için özgüven sorunu yaşamaya başladım. Sonra internette doğal keratini gördüm. Baktığımda dökülmesini önleyici ve saç çıkarıcı titanyumlu keratin setinin faydalı olacağını okudum. Sipariş ettim ve uyguladım. Saçlarım dökülmeyi bırakıp yeniden çıkmaya gürleşmeye başladı.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Bilim Kadraj

Dokunulamayan damarı açan Türk!

Dokunulamayan damarı açan Türk Dr. Gökhan Özdemir: Beyinde kalp ve solunum merkezini besleyen ‘PICA’ adını verdiğimiz damara müdahale yapılamamıştı.

Tarih:

on

Yazan:

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki ameliyatta, tıpta çığır açacak bir operasyona imza attı. Tıkanmış, riskli bir beyin damarına müdahale edilerek gurur verici operasyonu başarı ile tamamlandı.

Karar Gazetesindeki haberde yer alan bilgiye göre, Öğretim Üyesi Gökhan Özdemir, ‘Şu anda literatürde bu vakanın örneği yok’ dedi. ve devam etti:

“Beyni besleyen büyük damar tıkanıklıkları müdahale edilerek açılabiliyor.

Fakat beyinde kalp ve solunum merkezini besleyen ‘PICA’ adını verdiğimiz damara müdahale yapılamamıştı.

Çünkü bu damar küçük, teknik olarak tıkanıklığı tespit etmek çok zor. Bu ameliyat dünyada ilk!”


Haberin detayı: Dokunulamayan damarı açan Türk

Sağlık kategorisi

Devamını oku

Sağlık Kadraj

Soy Ağacı testleri: “Tükürmeden” önce dikkat!

Soy Ağacı testleri, satılan milyonlarca genetik test kitinin büyük bir bölümünü oluşturur. Ancak sağlık ve hastalık riskleri için genetik testler giderek daha popüler hale gelmektedir. 

Tarih:

on

Yazan:

Soy Ağacı testleri: "Tükürmeden" önce dikkat!

Soy Ağacı testleri – Birkaç yüz dolar ve tükürük örneği için genetik bir keşif yolculuğuna çıkabilirsiniz. Bazı şeyleri öğrenebilirsin ama aslıda ne örneği veriyorsun?

Bugün yüzlerce şirket, sağlık risklerinizden ve atalarınızdan istihbarat veya atletik yetenek gibi daha şüpheli özelliklere kadar her konuda sizi bilgilendirmek için DNA’nızı veya tükürüklerinizi analiz ediyor.  Harvard Tıp Okulu’nda Helix ve Veritas Genetics test şirketlerine danışmanlık yapan tıbbi bir genetikçi olan Robert Green, doğrudan tüketiciye yönelik pazarın “Şu anda vahşi bir ekosistemin parçası” olduğunu söylüyor.

Sonuçlar aydınlatıcı veya en azından “eğlenceli” olabilir ancak tüketici genetik testleri doğal riskler ile birlikte geliyor. Yani, “gizlilik kaybı” bunlardan biri… Green, “Çoğu zaman ödediğiniz bedel budur” diyor.

Tükürmeden önce neye bulaştığınızı bilmek iyi olur.

Ann Arbor’daki Michigan Üniversitesi‘ndeki biyoetik uzmanı Kayte Spector-Bagdady, bu şirketlerin web sitesinde yayınlanan politikalarında “Tüm bilgilerinizi ifşa etmek için iyi bir yol” diyor ve ekliyor: “Aynı şey birkaç önde gelen şirket için de geçerli ama bu bir istisna, hepsi için geçerli değil!”

Tüketici genetik test şirketlerinin çoğu akademik seviyede yazılmış uzun ama belirsiz, gizlilik beyanları sağlar. Bu, küçük puntolarla yazılarak tüketicilerin bunu anlamasını engelliyor. 30 Tüketici Genetik Test şirketinin gizlilik politikasının uluslararası şeffaflık kurallarına” uygun olamadığı görüldü.

Soy Ağacı testleri, satılan milyonlarca genetik test kitinin büyük bir bölümünü oluşturur. Ancak sağlık ve hastalık riskleri için genetik testler giderek daha popüler hale gelmektedir.

Onayınız gereği, test şirketleri sağlık verilerinizi araştırmacılarla paylaşabilir, kendi araştırmalarını yürütebilir veya verileri uyuşturucu ve biyoteknoloji şirketlerine satabilirler.

Soy Ağacı testleri konusunda Green: “Bence dikkatli olmalıyız!”

Ancak “paylaşım” riskleri beraberinde getiriyor. Athenahealth, Equifax ve son zamanlarda Facebook’taki ihlallerin ardından “Gizliliğimizin tehlikeye girebileceği çok sayıda yol olduğu yönünde devam eden yavaş hareket realizasyonu (kılıf uydurma) var” diyor. Bu, genetik veri için de geçerlidir.

Üçüncü şahıslarla paylaşılmadan önce DNA dizileri genellikle kişisel bilgilerinden arındırılır ve şifrelenir. Sadece bir barkodla tanımlanabilir. Ancak bazı bilim adamları, kamuya açık bilgilere dayanarak, anonim hale getirilmiş genetik verilerin kesilip yeniden tanımlanmasının mümkün olabileceği konusunda uyardılar! Şimdiye kadar, bu riskler teorik. Houston Üniversitesi Sağlık Hukuku ve Politikaları Enstitüsü Direktörü Jessica L. Roberts, genetik gizliliğin geniş çaplı istilalarının henüz gerçekleşmediğini söylüyor. / sciencenews.org

Devamını oku

Bilim Kadraj

Protezler yakında his kazanabilir!

Modern protezler zaten etkileyici… Yapay, esnek, organik malzemeler ile bükülebilir yapay sinirleri insan dokusuyla bütünleştirmek için ideal hale getirmekle kalmayıp, aynı zamanda üretilmeleri de nispeten ucuz.

Tarih:

on

Yazan:

Protezler yakında his kazanabilir!

Protezler yakında his kazanabilir. Araştırmacılar dokunma, bilgi işleme ve bedenlerimizde olduğu gibi diğer sinirlerle iletişim kurabilen yeni bir yapay sinir türü yarattılar. Gelecek sürümlere doku, konum ve farklı basınç türlerindeki değişiklikleri izlemek için sensörler ekleyebilir ve yapay uzuvların (ve bazı robotlar) insanların çevreleriyle nasıl bir etkileşim kurdukları konusunda potansiyel olarak dramatik gelişmelere yol açabilir.

Cornell Üniversitesi’nde organik bir elektronik uzmanı olan Robert Shepherd, “Oldukça güzel bir gelişme” diyor. Shepherd: “Yapay, esnek, organik malzemeler ile bükülebilir yapay sinirleri insan dokusuyla bütünleştirmek için ideal hale getirmekle kalmayıp, aynı zamanda üretilmeleri de nispeten ucuz.”

Modern protezler zaten etkileyici

Bazılarını sadece düşünceyle kontrol etmek mümkün. Kullanıcıların gözleriyle sürekli olarak izlemelerine gerek kalmadan kontrol etmelerine yardımcı olan basınç sensörlerine sahip. Ancak doğal dokunma duyumumuz çok daha karmaşıktır.

Yumuşak ve kuvvetli dokunuş gibi farklı basınç türlerini izleyen binlerce sensör, ısıyı ve pozisyondaki değişiklikleri algılama yeteneği ile birlikte entegre olması gerekir. Bu çok miktarda bilgi, sinirlerin omuriliğe ve nihayetinde beyne giden lokal kümeler yoluyla sinyalleri ileten bir ağ tarafından yönetilmesi gerekir. Sadece sinyaller yeterince güçlü olmak için birleştiğinde, zincirdeki bir sonraki bağlantıyı yaparlar.

Yapay sinir üç bölümden oluşmakta

Şimdi Palo Alto, Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi‘nde Kimyager Zhenan Bao liderliğindeki araştırmacılar aynı şekilde çalışan yapay bir duyu siniri inşa ettiler. Esnek organik bileşenlerden oluşan sinir, üç bölümden oluşmakta;

İlk olarak, bir dizi düzinelerce sensör, baskı ipuçlarını toplar. Bu sensörlerden birine basılması, iki elektrot arasındaki voltajda bir artışa neden olur. Bu değişiklik daha sonra, voltaj değişimlerini bir dizi elektrik darbesi haline dönüştüren bir halka osilatörü olarak adlandırılan ikinci bir cihaz tarafından alınır. Bu darbeler ve diğer basınç sensörü / halka osilatör taraklarından, sinaptik bir transistör olarak adlandırılan ve biyolojik nöronlar tarafından üretilenlerle eşleşen bir dizi elektrik darbesi gönderen üçüncü bir cihaza gönderilir.

Bunun gibi organik elektronikler yapmak ucuz olduğundan, yaklaşım bilim adamlarının çok sayıda duyusal bilgiyi alabilen yapay sinirleri entegre etmelerine izin vermelidir, diyor Shepherd. / sciencemag.org

Devamını oku

Popüler '30

Sizin için Öneriyoruz!

Eğitim videoları ve uzman cevaplarıyla

 

Kadraj Akademi youtube’da!


Abone Ol!