fbpx
Sosyal Hesaplarımız

Toplum Kadraj

Döne dolana Çiftlik Bank!

Yahu milletçe tantanayı çok seviyoruz… Sosyal medya yıkılıyor. Çiftlik bank muhabettiyle. Dolandırılan ayrı, dolandıran ayrı… Asıl meselem ise “dolananlar” ayrı. Çiftlik bank son dakika keşmekeşini yalan yanlış; belki biraz da dürüstçe değerlendirmeden gündeme oturttuk. Haydi bakalım…

Tarih:

on

Döne dolana Çiftlik Bank!

Yahu milletçe tantanayı çok seviyoruz… Sosyal medya yıkılıyor, Çiftlik Bank muhabbetiyle. Dolandırılan ayrı, dolandıran ayrı… Asıl meselem ise “dolananlar” ayrı. Çiftlik bank son dakika keşmekeşini yalan yanlış; belki biraz da dürüstçe değerlendirmeden gündeme oturttuk. Haydi bakalım… Hayırlısı olsun. Bu mevzu uzar gider.

Az önce haberlerde dinledim… Radyodan… Çiftlik Bank’a parasını kaptıran 1.600’e yakın kişiden, paranızı geri alacağız vaadiyle kelle başı “500 TL” daha çarpmış uyanıklar. Yani 800.000 TL daha çiftlik bank yancılığı yapılabilmiş, hayırlısı olsun.

Bana göre Çiftlik Bank mağdurları diye bir konu yok… Neymiş? “Bir sıpa binlerce kişiyi dolandırmış mış!” Hayır! Binlerce kişi “o sıpaya dolandı”… Emek harcamadan “Para kazanmak” budalalığının “kurbanı olmaz”, “cezası” olur. Bu “sözde” mağdurlar dönüp “beleşçilik” zihniyetinden “nasıl kurtulurum?” sorusunun cevabını arasın. Hırsızın hiç mi kabahati yok? Var tabii. Buyurun bir kıssa paylaşayım size;

Katilin birini “Kadı”nın önüne çıkarırlar… Deliller falan hep tamam, konu net! Lakin katil uyanık… Bir yerlerden de işitmiş kader meselesini, demiş ki “Kadı Efendi! Bu adamın öleceği kaderde var mıydı?” “Evet!” Uyanık katil aklınca haklı çıkacak ya “Peki, bu adamı benim öldüreceğim de belli miydi?” “Evet” “O zaman bana nasıl ceza verebilirsiniz?”

Nasılsa kader var… “Şeytan misali; Allah’a da sen dilemeseydin ‘bu’ olmazdı” çakallığı yapacak. Lâkin Kadı’nın kulağı kesiklerden olacağını, sert kayaya çarptığını ne bilsin:

“Bu adamın ömrü kaderde belliydi… Öldürüleceği de… Ancak kimin öldüreceği belli değildi! Sen, yaşamında gönlünü öylesine kararttın ki; nefsinin emrine girip bu adamın öldürülmesine mânâda parmak kaldırıp, katili olmaya nefsinle talip oldun! Ben cezayı senin nefsine kesiyorum!”

***

Otobüse, minibüse yer varken dahi itişip kakışarak binmeye çalışan bencillik ve rant zihniyetinin uğradığı küçük bir cezadır bu Çiftlik Bank. Bu rant zihniyeti gözü kör eder; bir sistem size sunduğunun dışında getireceğiniz kişilerin “kazancı” miktarında komisyon sunuyorsa her şey açıktır oysa. Ve açık olan başka bir detay vardır “sistemin toplumumuzun bu ‘pislik’ zihniyetinin gayet iyi farkında” olduğudur. Kimse Çiftlik Bank’a sövmesin! Ve Çiftlik Bank sisteminin kurucusu diye afiş edilen Mehmet Aydın, bana göre bir paravandır… Bakkaldan üç yumurta alıp gelemeyecek kapasitesizlik yüzünden akıyor… Görmüyor musunuz? Kimse beni bu temaşaya inandıramaz!

Çiftlik Bank bir yana, envai çeşit versiyonları ne olacak?

Bakın… Bu konunun envai çeşit versiyonları halen işlemeye devam ediyor. Bir inceleme yazımda bunu da paylaştım; DetayMaxinet diye bir sistem var mesela. Ortalıkta binlerce insan birbirini sürüklüyor sisteme… Sahte bir web trafiği yaratmak üzerine inşa edilen sistem hukuka uygunmuş! Ayrıca üç kuruşluk bilgisayarı on kuruşa satıp, kendi kullanımına tahsis ederek yürütülen firmanın sistemi, sözde, ürettiği sahte web trafiği ile kazandığı reklam gelirini paylaşarak, bedava para dağıtıyor! Rekabet Kurumu ortalıkta yok! Belki sahte web trafiği üretmenin cezası yok! Bu noktada kurulan bu yeni saadet zinciri de sorun değildir.

“Hakkını veriyor musun? Eziyor musun paraları?” gibi sorulara Mehmet Aydın, çekmecedeki dolarları gösteriyormuş… Ben değil haberler söylüyor! Oysa sorulan soru da, yapılan haber de manipülatif bir toplumsal psikolojik operasyon! Öyle ki, Mehmet Aydın için “Bakın, İmam Hatipli çıktı!” başlığıyla toplumu kategorize etmeye kadar vardı bu iş!

Bir yanda hırsızlığı tebrik edip öven ve hatta özenen, bir yanda rant hırsıyla yakınlarını dahi menfaat uğruna kurban edebilen ama öte yanda tüm bu pisliği organize ederek farklı noktalara çekip kullanabilenler oldukça… Biz, af buyurun k*çımızı yırtsak nafile sanırım!

Reklam Alanı Kızılay Web Banner 468X060
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Toplum Kadraj

Facebook değişikliğe gidiyor

yanlış bilgiler içeren haber, görsel ve videolarla mücadele etmek için atılan pek çok yeni adımı ve değişiklikleri duyurduğu yaklaşık 2 bin kelimelik bir metni Poynter ile paylaştı.

Tarih:

on

Teyit.org’da yer alan bilgilendirmeye göre:

Facebook yılın ikinci çeyreğine, platformun yanlış bilgilendirme ile mücadele yöntemlerine ilişkin değişiklikleri duyurarak başlıyor.

Facebook, 10 Nisan 2019 Çarşamba günü platformda yayılan yanlış bilgiler içeren haber, görsel ve videolarla mücadele etmek için atılan pek çok yeni adımı ve değişiklikleri duyurduğu yaklaşık 2 bin kelimelik bir metni Poynter ile paylaştı.

Haberde, uygulanacak ana değişiklikler şu şekilde maddelendi:

  • Facebook yanlış bilginin sıkça yayıldığı gruplara erişimi azaltıyor.
  • Kullanıcıların en çok hangi haber kaynaklarına güvendiklerini belirlemede, kitle kaynak kullanımının nasıl faydalı olabileceğini araştırıyor.
  • Şirket, kullanıcıları gördükleri içerik hakkında bilgilendirmek amacıyla Messenger’a, gruplara ve Haber Kaynağı’na yeni göstergeler ekliyor.

Detaylar burada: Facebook yanlış bilgi karşıtı politikalarında değişikliğe gidiyor

Devamını oku

Ekonomi Kadraj

Zorunlu olacak “tamamlayıcı” emeklilik ve kıdem tazminatı detayları

Kazançlarına göre azdan az, çoktan çok belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız.

Tarih:

on

Hürriyet’te yer alan habere göre, zorunlu kapsamda uygulamaya konulacak olan tamamlayıcı BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) hakkında Bakan Albayrak:

“Vatandaşlarımızın kazançlarına göre azdan az, çoktan çok belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle birlikte kıdem tazminatı reformunu da hayata geçireceğiz. İş verenden yapılacak kesintiler BES ile entegre kıdem tazminatı fonunda toplanacak”

dedi.

Detaylar: İşte tüm yönleriyle tamamlayıcı emeklilik ve kıdem tazminatı fonu

Devamını oku

# Editör Seçimi

Kıraç, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı!

“Türkçemiz İngilizce’den çok daha kaliteli bir dildir. Matematik olarak mükemmel bir dildir” diyen Kıraç, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı.

Tarih:

on

Kıraç, Oktay Sinanoğlu'nu hatırlattı!

İngilizce eğitime son verilmesi ve Türkiye’nin Amerikan hegemonyasından kurtulması gerektiğini söyleyerek, Atatürk’ü örnek gösterdi.  “Amerika’yla savaşıyoruz vatan cephesindeyim” diyen Kıraç, Aydınlık Gazetesi’ndeki röportajında, gerçeklik payı ne yazık ki çok yüksek, tartışma yaratacak detaylara değindi. Bu söylemleriyle “Oktay Sinanoğlu” anımsandı.

Türkçe giderse Türk de gider. Ben burada şovenizm yapmıyoum. Şuan da şirketlerde Türkçe konuşulmuyor. Unutmamak için günlük hayatta da İngilizce konuşuyorlar.

Aydıklık’da yer alan habere göre Kıraç şöyle davam etti:

Türkçe’yi hayatlarından çıkarıyorlar. Bir de Orhan Pamuk gibileri çıktı. İngilizce kitap yazıp onu Türkçe’ye çeviriyorlar. Bu da utanç verici. Türkçemiz İngilizce’den çok daha kaliteli bir dildir. Matematik olarak mükemmel bir dildir.

Kıraç’ın ifadeleri, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı. 

Kıraç röportajıyla Türkçe konusunda önemli detayları Türkiye gündemine taşıyan Oktay Sinanoğlu anımsandı.

Haberin detayları burada: Ünlü müzisyen Kıraç Aydınlık’a konuştu: Amerika’yla savaşıyoruz vatan cephesindeyim


Kıraç’ın ifadeleri, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı.

Oktay Sinanoğlu kimdir?

Türk kimyager, moleküler biyofizikçi ve biyokimyager…

Türkiye’de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.

Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun başkonsolos olarak görev yaptığı İtalya’nın Bari şehrinde doğdu. II. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından 1939’da ailesiyle Türkiye’ye döndü.

Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi’nden birincilikle mezun oldu. 1953 yılında okul bursu ile ABD’ye gitti. 1956’da Amerika Birleşik Devletleri’nde, Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden kimya mühendisi olarak mezun oldu. 1957’de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl “Sloan Ödülü”nü kazandı.

20. Yüzyılda “En genç profesör”

20. yüzyılda Yale Üniversitesi’nde “tam profesörlük” unvanını en genç yaşta kazanan öğretim üyesi olduğu açıklandı. İlerleyen zamanlarda, son yüzyılda tam profesörlük unvanını alan en genç ikinci öğretim üyesi olduğu ortaya çıktı. Yale Üniversitesi’nin son 300 yıllık tarihinde tam profesörlük unvanını alan üçüncü en genç öğretim üyesi olduğuna inanılmaktadır.

Kaynak: Wikipedia

Devamını oku

Popüler '30

Sizin için Öneriyoruz!

Eğitim videoları ve uzman cevaplarıyla

 

Kadraj Akademi youtube’da!


Abone Ol!