fbpx

Neyse ki; herkes için Kadraj Blog var!

Atatürk "Olmasaydı olmazdık" mı?

Atatürk "Olmasaydı olmazdık" mı?

# Manşet/Siyasi Kadraj/Tarih Kadraj

Kemalist jargonun daha doğrusu “Kemalizm” kalıntısı zihniyetin pompalamasıyla “Atatürkçülük” pozu atan birçok zevatın, şu tiksindikleri sakallı – cübbeli kişilerden hiçbir farkı yoktur. Bu gerçeği de; “medeniyet” yaftasında, kalan tek dişlerinin yarattığı pelteklikle inkâr ederler. Etsinler bakalım! Vallahi “Atatürkçülük” kavramıyla sömürdükleri “asıl gerçekleri” bostan tarlasında yetişenlere; yani “Olmasaydı olmazdık” lakırdısını ancak facebook cahillerine yuttururlar.

Bu millet (ve dahi milletler diyebiliriz) binlerce yılın varoluş mücadelesinde sayısız önderler çıkarmış, ayakta kalmanın yolunu bulmuştur, yalınayaklar sizi!

Nedir efendim? Atatürkçü görünmek, ibadet ehli görünerek iman pozu atanlarla aynı konumdadır! Biri, diğerinden zerre aşağıda değildir ve bu mahfelde; cahillik, bağnazlık, öküzlükse her ikisi için de aynı şeydir… Bunların birbiriyle tatava yapması da boştur! Evet, geçiniz efendim!

Kemalist kafa “Olmasaydı olmazdık” der elbet!

Çok ilginçtir ki “tarih” kronolojik yöntemle okunduğunda algılanması değişebilen bir yapı… Yani, bir tarih akademisyeni olmamakla beraber; birçok öküzün yapmadığı şeyi yapınca, yani derli toplu ve çeşitli kaynaklar üzerinden” okuma yapınca bazı gerçekler (!) değişiyor.

Bir bakıyorsunuz hamaset almış başını gitmiş! Mesela; “Olmasaydı olmazdık”, diyen zevatın iddia ettiği şeyler tam olarak bir manipülasyon girişimiymiş…

Konu şundan: Kemalist kafanın, Mustafa Kemal’i başkalaştırıp, kavramsallaştırmak için hikâyeyi daha geriye götürme çabasının bir parçası olmasından ibarettir, deyiveriyorsunuz.

Nereden çıkıyor bu “varlık – yokluk” meseli? Bilinçaltlarından!

Çünkü bizim göremediğimiz başka “bir şey görmek” ve “belki oluşturmak” istiyorlar.

Anlamak için geriye doğru eğilirseniz “Hıım!” diyeceksiniz. Çünkü;

  • “Veda” filminde, herkesin sırtından atlayan “Çocuk” Mustafa’nın sıra kendisine gelince eğilmemesinden…
  • Faruk Nafiz Çamlıbel: “Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil, / Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun / Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil / Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!…”
  • Fazıl Hüsnü Dağlarca: “…Türk’e bir hayır gelmez, Arap Felsefesinden / Gazi bize bir din ver, Türk’ün öz nefesinden”
  • Kemalettin Kamu: “…Ka’be arabın olsun / Çankaya bize yeter!”
  • Edip Ayel:Ay yıldızı aldık da senin üstüne sardık / Ey dertli saray! Kâbe mi oldun bize artık?
  • Vasfi Mahir Kocatürk: “Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti / Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine”
  • Yusuf Ziya Ortaç: “Dağların ardında sönüşü gibi, / Millete can veren, vatan yaratan; / Tanrının göklere dönüşü gibi / Her zaman ırkıma büyük Baş Atam, / Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!”
  • Halil Bedii: “Tanrı gibi görünüyor her yerde/ Topraklarda, denizlerde, göklerde; / Gönül tapar, kendisinden geçer de/ Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.”
  • Ömer Bedrettin Uşaklı: “Bir güneş gibi yalnız/ Sensin ülkü tanrımız.”
  • İlhami Bekir: “İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa, / “Toprağın haritasını çizdi bayrağa; / “Allah değil, o yazdı alın yazımızı.”
  • Behçet Kemal: “Kaç yıldır Türkçeydi Tanrı’nın dili / İnsana ne ilâh, ne de sevgili, / Ne de ana-baba aratıyordu / Her an yaratıyor, yaratıyordu.” (Kaynak)

Gibi sürüsüne bereket Kemalist kafanın ortaya serdiği düşünce bozukluğuna şahit olacaksınız!

Ee.. Yemeye hazır insanlar olunca, bir yedirecek bulunuyor demek. Bugün ne değişti… Sahi değişti mi? Hayır! Kafa hep aynı!

Atatürk Çanakkale’de “yanılmışım” deseymiş… “Şimdi yok” muşuz!

Hadi canım! “Atatürk” dediği “Mustafa Kemal!” bu arada! O tarihte öyle bir kişi yok. Daha anlaşılır söylemek gerekirse, “Atatürk kavramıyla toparlayabileceğimiz” bir siyasal misyon üstlenmiş kişi yok!

Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı Cephesi

Öte yandan, Çanakkale Savaşının, 1. Dünya Savaşının parçası olduğunu ve doğal olarak bir Osmanlı Savaşı olduğunu hâlâ öğrenemediler… Baktılar olmuyor, Kurtuluş Savaşı (bana göre doğrusu “İstiklal Harbi”) ruhunun Çanakkale’de oluştuğuna ağız çeviriyorlar.

Hayır! Çanakkale Savaşı, Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı Cephesidir…

Tüm ölümsüz komutanlarıyla, “ölmeyi tereddütsüz yerine getirebilen” askerleriyle savaştığı diğer cephelerdeki gibi.

Bu bağlamıyla, MUSTAFA KEMAL de ÖLÜMSÜZDÜR ve bu, “Yaverliğe” giden yolda parladığı büyük savaştır.

Yani şöyle söylemek gerekiyor, belki, Kemalist Kafa çapında bakarsak; “Çanakkale Savaşı olmasaydı, MUSTAFA KEMAL de yoktu!”

Biraz kaderle ilgili bilgi edinin derim…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

 

"# Manşet" Kategorisinden en son...

YUKARI Çık