fbpx
Sosyal Hesaplarımız

Toplum Kadraj

Baba Giderse…

Babasını aradığında telefonu açanın olmadığını, bir kere bile “Baba!” diyemediğini düşünsün. Ya da her şeyi  bir kenara bırakıp, apartmanın önüne hep giydiği bir çift ayakkabının konulduğunu, o ayakkabılarla birlikte evden çıkan ruhunu, çocukluğunu, hatıralarını, gülüşünü, bağırışını düşünsün.

Tarih:

on

Baba Giderse

“Korkmam!” diyen varsa kapasın gözlerini ve bir düşünsün. Pazar kahvaltılarında bir kişiyi eksik, her zaman yattığı o yeri boş düşünsün. Babasını aradığında telefonu açanın olmadığını, bir kere bile “Baba!” diyemediğini düşünsün. Ya da her şeyi  bir kenara bırakıp, apartmanın önüne hep giydiği bir çift ayakkabının konulduğunu, o ayakkabılarla birlikte evden çıkan ruhunu, çocukluğunu, hatıralarını, gülüşünü, bağırışını düşünsün.


Baba Giderse

Baba gittiğinde geriye kalan…


Baba; aldığımız nefes, tutunduğumuz dal, ilk adımlarımızı atarken elimizden tutan, sevgi ve saygıya en fazla layık olan, hayatta bizi en çok seven iki kişiden biri. Erkeklerin kendine örnek aldığı, kızların kahraman ilan ettiği adam.

İnsan kaç yaşında olursa olsun babasının gözünde hep çocuktur. Farklı düşüncelerde olup tartışsak da, bizi anlamadığını düşünüp kızsak da yanındayken sessizce oturmanın, yüzüne bakıp hafif bir tebessüm etmenin huzurunu başka hiç bir yerde bulamayız.

Baba gibi yâr olmaz.

Özellikle babasını kaybetmiş olan, babasının hastalığı olup her gün daha da kötü olur mu korkusuyla yaşayan, babasından uzakta olan biri için çok daha önemlidir, baba figürü. Çünkü bizler yanımızdayken, sağlıklıyken sevdiklerimizin kıymetini bilmiyoruz. Bağırıyoruz, sinirleniyoruz ve yeri geliyor yanımızda dahi istemiyoruz, uzaklaşıyoruz.

Baba gittiğinde geriye kalan…

Oysa gittiklerini fark ettiğimiz, bir daha ulaşamayacağımızı hissettiğimiz o an başlıyor bütün pişmanlıklar…

Hani bizler hiçbir şeyden  korkmazdık ya, biri sorduğunda “Ben korkmam hiçbir şeydender geçerdik ya. Oysa ne çok korkarız babasızlıktan…

“Korkmam!” diyen varsa kapasın gözlerini ve bir düşünsün. Pazar kahvaltılarında bir kişiyi eksik, her zaman yattığı o yeri boş düşünsün. Babasını aradığında telefonu açanın olmadığını, bir kere bile “Baba!” diyemediğini düşünsün. Ya da her şeyi  bir kenara bırakıp, apartmanın önüne hep giydiği bir çift ayakkabının konulduğunu, o ayakkabılarla birlikte evden çıkan ruhunu, çocukluğunu, hatıralarını, gülüşünü, bağırışını düşünsün.

Düşünebildiniz mi? Eğer bunu başarabildiyseniz hayatınızdan nelerin gittiğini, size kalanın ne oluğunu görmüşsünüzdür. Baba gittiğinde geriye kalan koca bir eksiklik, büyük bir acı sadece.

Bu kolay bir acı değil. Bu acının yeri doldurulamıyor, bu acı kolay kolay geçmiyor. Sonradan pişman olmamak için hayattayken değer bilin.

Unutmayın! Her an son sarılışınız olabilir.

Reklam Alanı Kızılay Web Banner 468X060
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Toplum Kadraj

Facebook değişikliğe gidiyor

yanlış bilgiler içeren haber, görsel ve videolarla mücadele etmek için atılan pek çok yeni adımı ve değişiklikleri duyurduğu yaklaşık 2 bin kelimelik bir metni Poynter ile paylaştı.

Tarih:

on

Teyit.org’da yer alan bilgilendirmeye göre:

Facebook yılın ikinci çeyreğine, platformun yanlış bilgilendirme ile mücadele yöntemlerine ilişkin değişiklikleri duyurarak başlıyor.

Facebook, 10 Nisan 2019 Çarşamba günü platformda yayılan yanlış bilgiler içeren haber, görsel ve videolarla mücadele etmek için atılan pek çok yeni adımı ve değişiklikleri duyurduğu yaklaşık 2 bin kelimelik bir metni Poynter ile paylaştı.

Haberde, uygulanacak ana değişiklikler şu şekilde maddelendi:

  • Facebook yanlış bilginin sıkça yayıldığı gruplara erişimi azaltıyor.
  • Kullanıcıların en çok hangi haber kaynaklarına güvendiklerini belirlemede, kitle kaynak kullanımının nasıl faydalı olabileceğini araştırıyor.
  • Şirket, kullanıcıları gördükleri içerik hakkında bilgilendirmek amacıyla Messenger’a, gruplara ve Haber Kaynağı’na yeni göstergeler ekliyor.

Detaylar burada: Facebook yanlış bilgi karşıtı politikalarında değişikliğe gidiyor

Devamını oku

Ekonomi Kadraj

Zorunlu olacak “tamamlayıcı” emeklilik ve kıdem tazminatı detayları

Kazançlarına göre azdan az, çoktan çok belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız.

Tarih:

on

Hürriyet’te yer alan habere göre, zorunlu kapsamda uygulamaya konulacak olan tamamlayıcı BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) hakkında Bakan Albayrak:

“Vatandaşlarımızın kazançlarına göre azdan az, çoktan çok belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle birlikte kıdem tazminatı reformunu da hayata geçireceğiz. İş verenden yapılacak kesintiler BES ile entegre kıdem tazminatı fonunda toplanacak”

dedi.

Detaylar: İşte tüm yönleriyle tamamlayıcı emeklilik ve kıdem tazminatı fonu

Devamını oku

# Editör Seçimi

Kıraç, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı!

“Türkçemiz İngilizce’den çok daha kaliteli bir dildir. Matematik olarak mükemmel bir dildir” diyen Kıraç, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı.

Tarih:

on

Kıraç, Oktay Sinanoğlu'nu hatırlattı!

İngilizce eğitime son verilmesi ve Türkiye’nin Amerikan hegemonyasından kurtulması gerektiğini söyleyerek, Atatürk’ü örnek gösterdi.  “Amerika’yla savaşıyoruz vatan cephesindeyim” diyen Kıraç, Aydınlık Gazetesi’ndeki röportajında, gerçeklik payı ne yazık ki çok yüksek, tartışma yaratacak detaylara değindi. Bu söylemleriyle “Oktay Sinanoğlu” anımsandı.

Türkçe giderse Türk de gider. Ben burada şovenizm yapmıyoum. Şuan da şirketlerde Türkçe konuşulmuyor. Unutmamak için günlük hayatta da İngilizce konuşuyorlar.

Aydıklık’da yer alan habere göre Kıraç şöyle davam etti:

Türkçe’yi hayatlarından çıkarıyorlar. Bir de Orhan Pamuk gibileri çıktı. İngilizce kitap yazıp onu Türkçe’ye çeviriyorlar. Bu da utanç verici. Türkçemiz İngilizce’den çok daha kaliteli bir dildir. Matematik olarak mükemmel bir dildir.

Kıraç’ın ifadeleri, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı. 

Kıraç röportajıyla Türkçe konusunda önemli detayları Türkiye gündemine taşıyan Oktay Sinanoğlu anımsandı.

Haberin detayları burada: Ünlü müzisyen Kıraç Aydınlık’a konuştu: Amerika’yla savaşıyoruz vatan cephesindeyim


Kıraç’ın ifadeleri, Oktay Sinanoğlu’nu hatırlattı.

Oktay Sinanoğlu kimdir?

Türk kimyager, moleküler biyofizikçi ve biyokimyager…

Türkiye’de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.

Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun başkonsolos olarak görev yaptığı İtalya’nın Bari şehrinde doğdu. II. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından 1939’da ailesiyle Türkiye’ye döndü.

Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi’nden birincilikle mezun oldu. 1953 yılında okul bursu ile ABD’ye gitti. 1956’da Amerika Birleşik Devletleri’nde, Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden kimya mühendisi olarak mezun oldu. 1957’de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl “Sloan Ödülü”nü kazandı.

20. Yüzyılda “En genç profesör”

20. yüzyılda Yale Üniversitesi’nde “tam profesörlük” unvanını en genç yaşta kazanan öğretim üyesi olduğu açıklandı. İlerleyen zamanlarda, son yüzyılda tam profesörlük unvanını alan en genç ikinci öğretim üyesi olduğu ortaya çıktı. Yale Üniversitesi’nin son 300 yıllık tarihinde tam profesörlük unvanını alan üçüncü en genç öğretim üyesi olduğuna inanılmaktadır.

Kaynak: Wikipedia

Devamını oku

Popüler '30

Sizin için Öneriyoruz!

Eğitim videoları ve uzman cevaplarıyla

 

Kadraj Akademi youtube’da!


Abone Ol!